Ilayda
New member
Prova Mankeni Alırken “Bedeni Bilmek” Sanatı: Erkeklerin Strateji, Kadınların Empati Dünyasında Bir Yolculuk
Herkese merhaba, forumun şenlikli üyeleri!
Bugün size, belki de hayatımızın en kritik sorularından birine, yani "Prova mankeni kaç beden alınmalı?" sorusuna eğlenceli bir açıdan yaklaşacağım. Hadi, önce biraz başınızı sallayıp gülümsediğinizi varsayıyorum çünkü bu mesele üzerine derinlemesine düşünürken pek çok kişi büyük bir strateji geliştiriyor. Yani, prova mankeni alırken bir tür “askeri plan” yapmanız gerektiğini söylemek istiyorum.
Biliyorsunuz, her durumda olduğu gibi burada da iki tip insan tipi devreye giriyor: Erkekler ve kadınlar! Tabii ki genel tabirle, çok da eğlenceli bir şekilde bu iki dünya birbiriyle çarpışıyor. Erkekler daha stratejik, kadınlar ise oldukça empatik. Bu yazıda her iki tarafın da nasıl prova mankeni seçtiğini mizahi bir şekilde inceleyeceğiz. Hadi başlayalım!
Erkeklerin Strateji ve Matematiksel Yaklaşımı
Erkeklerin prova mankeni seçerken gösterdiği yaklaşım çoğu zaman tam anlamıyla bir askeri strateji gibidir. Beden, ölçü, seçenek… Her şey göz önünde bulundurulur, fakat kalp işi değildir. Erkeklerin prova mankeni alırken en sık karşılaştıkları durum şu olur:
– "Beden boyutları nedir? 42-44-46 mı? Hmmm, 42 de olmasa 44 de olur galiba. Evet, büyük ihtimalle 44 de ideal."
Bu düşünce tarzı, bir erkek için “tam anlamıyla hesaplamalı bir problem çözme” gibidir. Bedenler arasında 2 beden fark olsa bile, 44 ve 42 arasındaki fark onlar için oldukça soyut bir mesele haline gelir. Sonuçta, işin matematiği ve mantığı, bedenden daha ağır basar.
Stratejik bakış açısıyla düşünüldüğünde, erkekler mankeni genellikle "ortalama" bir bedende seçerler. Yani, ne çok büyük ne de çok küçük! Vücut hatları konusunda da erkeklerin büyük çoğunluğu çok derinlemesine düşünmez. "Bunu da alsak, bununla da olur," gibi bir yaklaşım benimserler. Bir bakıma, mankenin üstündeki kıyafetlere odaklanıp bir şekilde işin içinden çıkmaya çalışırlar. Özetle, beden nedir, nasıl ölçülür, nereye kadar gider? Eh, o kadar da önemli değil!
Kadınların Empatik ve Duygusal Yaklaşımı: "Ona Ne Oldu?"
Kadınlar ise prova mankeni seçerken empatik bir bakış açısına sahiptir. İşin duygusal yönüne hitap ederler ve genellikle "O mankenin ruh hali nasıl? O kıyafeti taşır mı? O mankenin hikayesini merak etmeli miyim?" gibi sorularla karşılaşılır. Bedeni de tabii ki hesaba katarlar ama bu, başka bir seviyedeki beden algısıdır.
Kadınlar için prova mankeni seçmek yalnızca kıyafetin "nasıl durduğu" meselesi değildir. Mankenin, o kıyafetle gösterdiği tavır, duruş, hatta başındaki o hafif kasvetli ama çekici ifade bile önemli bir faktördür. "Bu manken, bu kıyafetle benden ne bekliyor? Hangi bedende bu daha doğru durur?" gibi empatik düşüncelerle, tam bir 'beden dili' analizi yaparlar. Bazen beden ölçülerine odaklanmak, duygusal ve estetik bakış açılarını geride bırakmak gibi hissedilebilir ama kadınlar, bir prova mankenini bedenin ötesinde algılar.
Kadınlar mankeni her zaman "bütünsel" olarak düşünür. Bu, kıyafetin sadece bedende değil, ruhsal düzeyde de nasıl bir etki yarattığını merak etmek demektir. Yani, 42 beden de olsa 46 beden de olsa önemli olan, bu mankenin "ne söylemeye çalıştığı"dır.
Yorumlar Ne Söylüyor? Manken Bedeni Fark Etmez, Ama Esprili Bakış Açısı Önemlidir!
Bu yazıya nasıl bir bakış açısı getireceğinizi merak ediyorum! Erkeklerin mantıklı, kadınların ise duygusal bakış açılarıyla yürütülen bu prova mankeni "bedeni" meselesi üzerine kim bilir hangi fikirler aklınıza gelir? Belki siz de bir erkek olarak tüm stratejilerinizi devreye sokarak, ne olursa olsun mankeni alacağınızı düşünüyorsunuzdur, ya da belki kadınların kıyafetin "ruhunu" anlamak adına yıllarca bedene ne kadar baktıklarını keşfedecek bir bakış açısına sahipsinizdir.
Benim size önerim şudur: Mankenin bedenini düşünmeden önce, gerçekten o kıyafeti kim ve neyle taşıyacağına odaklanın! Sonuçta, güzellik sadece dış görünüşte değil, özündedir. Ya da… her şeyden önce, belki sadece şunu unutmayın: “Strateji her zaman işe yaramaz, empati her zaman fazlasıyla işe yarar!”
Yorumlarınızı duymak için sabırsızlanıyorum! Hadi bakalım, kim hangi bedende en rahat kıyafeti giyer, kim hangi bedene her zaman büyük gelir? Bu yazının ardından, kim bilir, mankenlere olan bakış açınızda değişiklikler bile olabilir!
Unutmayın: Prova mankeni bedeni ne olursa olsun, önemli olan onun "sizde" bıraktığı izlenimdir!
Herkese merhaba, forumun şenlikli üyeleri!
Bugün size, belki de hayatımızın en kritik sorularından birine, yani "Prova mankeni kaç beden alınmalı?" sorusuna eğlenceli bir açıdan yaklaşacağım. Hadi, önce biraz başınızı sallayıp gülümsediğinizi varsayıyorum çünkü bu mesele üzerine derinlemesine düşünürken pek çok kişi büyük bir strateji geliştiriyor. Yani, prova mankeni alırken bir tür “askeri plan” yapmanız gerektiğini söylemek istiyorum.
Biliyorsunuz, her durumda olduğu gibi burada da iki tip insan tipi devreye giriyor: Erkekler ve kadınlar! Tabii ki genel tabirle, çok da eğlenceli bir şekilde bu iki dünya birbiriyle çarpışıyor. Erkekler daha stratejik, kadınlar ise oldukça empatik. Bu yazıda her iki tarafın da nasıl prova mankeni seçtiğini mizahi bir şekilde inceleyeceğiz. Hadi başlayalım!
Erkeklerin Strateji ve Matematiksel Yaklaşımı
Erkeklerin prova mankeni seçerken gösterdiği yaklaşım çoğu zaman tam anlamıyla bir askeri strateji gibidir. Beden, ölçü, seçenek… Her şey göz önünde bulundurulur, fakat kalp işi değildir. Erkeklerin prova mankeni alırken en sık karşılaştıkları durum şu olur:
– "Beden boyutları nedir? 42-44-46 mı? Hmmm, 42 de olmasa 44 de olur galiba. Evet, büyük ihtimalle 44 de ideal."
Bu düşünce tarzı, bir erkek için “tam anlamıyla hesaplamalı bir problem çözme” gibidir. Bedenler arasında 2 beden fark olsa bile, 44 ve 42 arasındaki fark onlar için oldukça soyut bir mesele haline gelir. Sonuçta, işin matematiği ve mantığı, bedenden daha ağır basar.
Stratejik bakış açısıyla düşünüldüğünde, erkekler mankeni genellikle "ortalama" bir bedende seçerler. Yani, ne çok büyük ne de çok küçük! Vücut hatları konusunda da erkeklerin büyük çoğunluğu çok derinlemesine düşünmez. "Bunu da alsak, bununla da olur," gibi bir yaklaşım benimserler. Bir bakıma, mankenin üstündeki kıyafetlere odaklanıp bir şekilde işin içinden çıkmaya çalışırlar. Özetle, beden nedir, nasıl ölçülür, nereye kadar gider? Eh, o kadar da önemli değil!
Kadınların Empatik ve Duygusal Yaklaşımı: "Ona Ne Oldu?"
Kadınlar ise prova mankeni seçerken empatik bir bakış açısına sahiptir. İşin duygusal yönüne hitap ederler ve genellikle "O mankenin ruh hali nasıl? O kıyafeti taşır mı? O mankenin hikayesini merak etmeli miyim?" gibi sorularla karşılaşılır. Bedeni de tabii ki hesaba katarlar ama bu, başka bir seviyedeki beden algısıdır.
Kadınlar için prova mankeni seçmek yalnızca kıyafetin "nasıl durduğu" meselesi değildir. Mankenin, o kıyafetle gösterdiği tavır, duruş, hatta başındaki o hafif kasvetli ama çekici ifade bile önemli bir faktördür. "Bu manken, bu kıyafetle benden ne bekliyor? Hangi bedende bu daha doğru durur?" gibi empatik düşüncelerle, tam bir 'beden dili' analizi yaparlar. Bazen beden ölçülerine odaklanmak, duygusal ve estetik bakış açılarını geride bırakmak gibi hissedilebilir ama kadınlar, bir prova mankenini bedenin ötesinde algılar.
Kadınlar mankeni her zaman "bütünsel" olarak düşünür. Bu, kıyafetin sadece bedende değil, ruhsal düzeyde de nasıl bir etki yarattığını merak etmek demektir. Yani, 42 beden de olsa 46 beden de olsa önemli olan, bu mankenin "ne söylemeye çalıştığı"dır.
Yorumlar Ne Söylüyor? Manken Bedeni Fark Etmez, Ama Esprili Bakış Açısı Önemlidir!
Bu yazıya nasıl bir bakış açısı getireceğinizi merak ediyorum! Erkeklerin mantıklı, kadınların ise duygusal bakış açılarıyla yürütülen bu prova mankeni "bedeni" meselesi üzerine kim bilir hangi fikirler aklınıza gelir? Belki siz de bir erkek olarak tüm stratejilerinizi devreye sokarak, ne olursa olsun mankeni alacağınızı düşünüyorsunuzdur, ya da belki kadınların kıyafetin "ruhunu" anlamak adına yıllarca bedene ne kadar baktıklarını keşfedecek bir bakış açısına sahipsinizdir.
Benim size önerim şudur: Mankenin bedenini düşünmeden önce, gerçekten o kıyafeti kim ve neyle taşıyacağına odaklanın! Sonuçta, güzellik sadece dış görünüşte değil, özündedir. Ya da… her şeyden önce, belki sadece şunu unutmayın: “Strateji her zaman işe yaramaz, empati her zaman fazlasıyla işe yarar!”
Yorumlarınızı duymak için sabırsızlanıyorum! Hadi bakalım, kim hangi bedende en rahat kıyafeti giyer, kim hangi bedene her zaman büyük gelir? Bu yazının ardından, kim bilir, mankenlere olan bakış açınızda değişiklikler bile olabilir!
Unutmayın: Prova mankeni bedeni ne olursa olsun, önemli olan onun "sizde" bıraktığı izlenimdir!